RÖPORTAJ | “Umuyoruz ki Doğanay Güzelgün cinayeti bir milat olur”
18 Temmuz Salı sabahı arkadaşlarıyla bisiklet sürmeye çıkan Maltepe Cycling Club üyesi Doğanay Güzelgün, 130 kilometre/saat hızla gelen aracın çarpması sonucunda hayatını kaybetti.
Cinayetin ardından arabayı olay yerinde bırakarak kaçan Temel Ünlü’nün uyuşturucu madde kullandığı ve alkollü olduğu ortaya çıktı. Temel Ünlü, tüm mobese kayıtlarına rağmen 2 aydır yakalanamadı.
Maltepe Cycling Club ise Doğanay Güzelgün ve tüm bisikletli cinayetlerine dikkat çekip farkındalık yaratmak için her çarşamba saat 19.30’da Bostancı Nero önünden başlayarak turlar düzenliyor.
Yine bir tur öncesinde Bostancı Nero’da Maltepe Cycling Club Takım Kaptanı Koray Al ve kulübün kurucularından ve yöneticilerinden Giray Özer ile buluşup bisikletlilerin neye ve neden farkındalık yaratmaya çalıştığını konuştuk.
***
“Maltepe Cycling Club olarak amacımız bisiklet kültürünü yaymak ve sporumuzu yapmak”
- İlk olarak sizleri ve Maltepe Bisiklet Kulübü’nü kısaca tanıyabilir miyiz?
Giray Özer: Ben Maltepe Bisiklet Kulübü (Maltepe Cycling Club) kurucu üyelerindenim. Bu kulüp esasında daha öncelerde buralarda bireysel olarak bisiklete binen daha sonra ise bir araya gelip kurduğumuz bir kulüp. Genellikle Maltepe-Kartal civarında oturuyoruz ve semti de çok seviyoruz. Bu sebeple adını Maltepe Bisiklet Kulübü koyduk.
Yaklaşık 3 senelik bir bisiklet kulübüyüz. Şu anda aktif sürücümüz 79 kişi. Tabii bu sayı dönemsel olarak artabiliyor, azalabiliyor. Biz pazartesi hariç her sabah sürüşlere çıkmaya çalışıyoruz. Dönemsel olarak da arkadaşların iş durumuna göre 25-30 kişi olduğu da oluyor 70-80 kişi olduğu da. Yaz ayları daha yüksek katılımlar oluyor elbette. Benzer şekilde Cumartesi ve Pazar sabahları da.
Tek amacımız bisiklet sporunu diğer insanlara da yayabilmek. İnsanların bisikletle ilişkilerini Avrupa ülkelerinde olduğu gibi üst düzeye çıkartmak. Bisiklet kültürünü artırmak, farkındalığı yükseltmek istiyoruz. Tek biz değil, Türkiye’deki tüm bisiklet kulüpleri, takımları bunlar için uğraşıyorlar.
Biz her ne kadar amatör kulüpler, takımlar olsak da aslında hepimiz müsabık sporcularız, yarışçılarız. Bütün yarışlara katılmaya çalışıyoruz. Geçen hafta Ankara’daydık, ondan önce Kartepe’deydik. Biz yarışlarla da bunu taçlandırmaya çalışıyoruz. Başarılar elde edip insanların bu spora biraz daha katılmasını istiyoruz.
Aynı zamanda Türkiye’de bisiklete yönelik kanun ve düzenlemelerin uygun bir şekilde yenilenmesini istiyoruz.

Koray Al: Bisiklete beş sene önce başladım. İlk başladığımda yine MCC’nin kurucuları olan arkadaşlarımızla birlikte sürüyorduk. Daha sonra çeşitli amatör kulüplerde bulundum. En son Maltepe Cycling Club’ta sürüşlerime devam ediyorum.
Giray ağabeyimizin de dediği gibi biz bisiklet kültürünü yaymak, insanlara ulaştırmak, bu sporun sevilmesini sağlamak için uğraşıyoruz. Her sabah; kimsenin güvenliğini riske atmamak için sabah 05.30’da sürüşlerimizi gerçekleştirerek sporumuzu yapmaya çalışıyoruz.
Amacımız sadece bisiklet kültürünü yaymak ve sporumuzu yapmak. Bunun dışında herhangi bir amacımız yok.
- Az önce bahsettiğiniz gibi pek çok yarışa katılıyorsunuz. Bu yarışlarda MCC adını sıkça duyuyoruz. Pek çok başarıya imza atıyorsunuz. Peki Türkiye’deki ve İstanbul’daki bu yarışları yeterli buluyor musunuz hem nitelik hem nicelik açısından?

Giray Özer: Esasında daha iyi olması gerektiğini düşünüyor ve daha iyisi olacağına da inanıyoruz. Granfondo dediğimiz bu amatör yarışçıların katıldığı müsabık yarışmaların daha da artabileceğini düşünüyoruz. Fakat bu granfondoların sayısı arttıkça biz bisikletçiler olarak ekonomik olarak ne yazık ki katılım sayımızı azaltmak zorunda kalıyoruz. Çünkü bir granfondo yarışının ortaya çıkması, bunun insanlar tarafından benimsenmesi ve granfondoyu düzenleyen organizasyonların bunun maliyetini göğüsleyebilmesi için çok fazla sponsora ihtiyaç oluyor. Ne kadar çok sponsoru bünyelerine alabilirlerse yarış ücretlerinin de o kadar düşeceğini tahmin ediyorum.
Şu anda bir yarışa katılmak istediğinizde ortalama olarak sadece katılım ücreti 500-1000 TL arasında değişiyor. Bir de bu yarışların İstanbul dışında olduğunu düşünün. Mesela geçen hafta Ankara’da Granfondo Başkent yarışına katıldık. Oraya arabalarla gittik, bir gece orada konakladık. Tabii ki orada yedik, içtik. Her granfondoda sporcuların bunu bireysel olarak karşılabilmesi çok mümkün değil.
Biz istiyoruz ki granfondolar, amatör yarışlar artsın ama bunların da masraflarını hepimizin sürekli karşılaması olası değil. Biz de bu sebeple yarış seçmek durumunda, yarış elemek zorunda kalıyoruz. İstanbul’a yakın olanları tercih ediyoruz mesela, ya da daha uluslararası olanları tercih ediyoruz. Mesela Kasım ayında Antalya’da UCI’nin kontrolündeki bir yarış var, ona katılacağız. Aynı ay bir de Çeşme’de bir yarış var ama ona ekonomik sebeplerden dolayı katılamayacağız. Ankara’ya biz yaklaşık 14 kişi gittik. Antalya’da sayı biraz daha artacak. Bir de Antalya gibi yarışlara eşimizi, ailemizi, çocuklarımızı da götürüyoruz. Onların da bu havayı teneffüs etmesini çok istiyoruz. Dolayısıyla bu masraflar bizi fazlasıyla yoruyor.
Bu sorunu çözebilmenin tek yolu da bisiklete gönül verebilecek sponsorların artması. Gönül ister ki bedava olsun ama verilen hizmetlerden dolayı illa ki bir bedel çıkacak ama en azından bu rakamların minimal olması bizi daha fazla yarışmacı statüsüne sokacaktır diye düşünüyorum.

Koray Al: Son dönemlerde organizasyonların sayısında artış var. Bu sevindirici haber. Bunları düzenleyen organizasyon şirketleri de bu işi yavaş yavaş daha düzenli ve organize şekilde yapmaya çalışıyorlar. Genel olarak başarılı diyebiliriz. Ama başarının yanında eksiklikler de var. Örneğin rotalardaki yolların durumu, örneğin en son Ankara’da yaşadık, bize aktarılan saat bir anda öne çekildi ve bütün kısa ve uzun parkur aynı anda başladı. Yaklaşık bin kişi aynı anda yarışa başladı.
Eksiklikleri biz tamamlansın istiyoruz elbette organizasyonlara geri dönüş yaparak. Sadece bu değil; mesela bir takım arkadaşımızın lastiği patladı, yarıldı. Hiçbir şekilde bunun tamir imkanı yoktu. Ve bu arkadaşımızı almaya hiçbir araba gelmedi, otostopla döndü. Yani eksikliklerimiz var, bunların düzeltilmesi için de illa ki adımlar atılıyordur. Daha iyi olacağı yönünde umudumuz var.

- Yerel seçimler yaklaşıyor. Gerek Anadolu Yakası özelinde, gerek de İstanbul genelinde bisikletle ilgili ne eksiklikler görüyorsunuz? Vaat olarak siyasetçilerden ne duymak istersiniz?
Koray Al: En başta yolların durumu diyebiliriz. Bölünmüş yollara çok ihtiyacımız var bisiklet sürücü olarak. Her ne kadar sabah çok erkenden de çıksak sürat yapan arabalarla karşılaşabiliyoruz. Yolların dışında hız sınırı önemli bir konu. Biz buna en son Doğanay Güzelgün ağabeyimizde maalesef canlı olarak şahit olduk. Hız sınırlarının düzenlenmesi gerekiyor, daha fazla kontrolün olması gerekiyor. Bununla ilgili taleplerimizi de ilettik ilgili yerlere. Arabalarla ilgili cezaların gerekirse cezaların daha da yükseltilmesi gerekiyor.
Biz sabah 05.30’da çıkıyoruz rahatça sporumuzu yapabilelim diye ama maalesef o saatte de kötü durumlarla da karşılaşabiliyoruz… Yolların sabahları sulanması da bisikletliler için de arabalar için de ciddi bir problem. Çünkü ıslak zeminde tekerlerin kayma riski çok fazla. Bunu defaatle İBB’ye de ilçe belediyelerine de söyledik, hem yazılı olarak hem de sosyal medya üzerinden. Ama maalesef bu konuda bir adım atılmadı. Maalesef bundan kaynaklı kazalar yaşandı, yaşanıyor.
Uyardık defalarca
Sonunda birilerinin canı yandı!
Mutlu musunuz? @ekrem_imamoglu @IBB_Bisiklet @IBBcozummerkezi pic.twitter.com/plJf1qLiXY— Galaksiler Başkumandanı (@glxbaskumandani) August 8, 2023
Giray Özer: Esasında çok büyük şeyler istemiyoruz, çok büyük şeyler beklemiyoruz. Gidin Avrupa’daki şehirlerin yapısına bir bakın. Oradaki bisiklet kültürüne bir bakın. Biz de bunları istiyoruz esasında. İnsanların bisikletle ulaşımının bir hak olduğunu söylüyoruz. İşe, okula bisikletle gidilebilmesini savunuyoruz. Bunlar belediyelerden başlayan, trafik denetlemelerine kadar, Ulaştırma Bakanlığı’nın alacağı yeni kararlara kadar ilerleyen bir süreç.
Bağdat Caddesi’nde bisiklet yolları vardı sahil tarafında, kaldırıldı. Şu anda yeni yollar yapılmaya çalışılıyor. Bunun sadece Bağdat Caddesi’nde değil, örneğin Sultanbeyli’den Kadıköy’e olan yollarda da olması gerekiyor. Ayrılmış bisiklet yollarının varlığı çok önemli.
Trafik kurallarının bisikletlilere de uygun şekilde düzenlenmesi lazım. Şehir içi hız limitinin düşürülmesi, EDS’lerin düzgün çalıştırılması, trafik denetlemelerinin arttırılması lazım. Bunları bekliyoruz.
Biz ölmemek için sabah 05.30’da sürüşe çıkıyoruz. Trafik yoğunluğu olmuyor, insanlar daha işlerine çıkmamış oluyor diye biz bu saatlerde sürüşe çıkmak istiyoruz. Haftanın 5-6 günü biz bu sürüşlere çıkıyoruz ama ne yazık ki yine de bir kardeşimizi, bir ağabeyimizi trafiğe kurban veriyoruz.
Ölmek istemiyoruz ama yine de öldürülüyoruz.
https://twitter.com/bisikletkulubu_/status/1686725857933455360
“Doğanay ağabeyin öldürülmesinin ardından büyük bir travma yaşadık”
- Doğanay Güzelgün cinayeti yaşandığı gün siz orada mıydınız, neler yaşandı o gün?
Giray Özer: Ben o sabah orada değildim fakat telefon gelince hemen arabamla oraya gittim. Orada arkadaşlarımızdan olaya şahit olanlar oldu ne yazık ki. Hatta doktor bir arkadaşımızın kucağında vefat etti Doğanay ağabey.
Çok ağır travma geçirdik. Neredeyse her günümüz beraberdi. Her sabah beraber sürüyoruz, beraber gülüyoruz, beraber eğleniyoruz. Ailelerimiz beraber görüşüyor. Beraber pikniklere gidiyoruz, yarışlara gidiyoruz. Böyle bir ortamdayken resmen kendi aile bireyimizi kaybetmiş kadar üzüldük. Travma geçirdik. Belli bir müddet neredeyse hiç kimse sabahları bisiklete çıkamadı. Normalde sabahları burada 70-80 kişi olur ama olaydan sonraki 10 günde burada 5-10 tane bisikletçi göremedik. Herkes büyük travma yaşadı. Ama bizim takım arkadaşımız olduğu için bizimki çok daha büyük bir travmaydı.
“Umarız ki bu bir milat olsun. Bu son bisikletçi ölümü olsun.”
Doğanay’ı anlatabilmek gerçekten çok zor. Kelimelere sığabilecek bir insan değil. Her an gülen, her şeye pozitif bakabilen, tüm bisikletçi arkadaşlara yardım etmeyi seven, hatta bir de bisiklet dükkanı olan biriydi. Tam bir bisikletçiydi. İnanılmaz nefis bir insandı.
Hala düşündüğümüzde aklımız almıyor bu cinayeti. Ama bu sadece bisikletçiye indirecek bir cinayet değil. Orada karşıdan karşıya geçen bir yaya da olabilirdi, bir hanımefendi ya da bir beyefendi de olabilirdi. 130-140 kilometre hızla, içerisinde bazı etken maddelerin olduğu torbaları gördüğümüz, alkolün olduğunu bildiğimiz, duyduğumuz bir şahsın sebebiyet verdiği bir cinayet bu. Bir kaza değil.

Hala çok üzgünüz. Bazı paylaşımlar yapıyoruz inanın sonra oturup ağlıyoruz. Umarız ki bu bir milat olsun. Bu son bisikletçi ölümü olsun. Bundan sonra gerek belediye, gerek bakanlık ne gerekiyorsa yapsın. Artık biz de kanuni olarak korunalım bisikletçiler olarak.
“Maltepe Cycling Club olarak ailemizin bir üyesini kaybettik”
Koray Al: Giray ağabey çok güzel anlattı. Ailemizin bir üyesini kaybettik. İnşallah en yakın zamanda bu olaya sebebiyet veren kişinin yakalanmasını ve gerekli cezayı almasını istiyoruz. Son olsun istiyoruz ama bunu isterken de gerekli cezaların, gerekli kuralların da gelmesini istiyoruz.
“Zanlının en kısa zamanda bulunması lazım”
- Süreçle ilgili yeni bir gelişme yaşandı mı?
Giray Özer: Henüz yok. Avukatları ilgileniyor. Zanlı bulunamadı. Bununla ilgili emniyetin çalıştığına eminiz. Bulmak için uğraştığına eminiz. Ama bulunamıyor. Nerede olduğu konusunda kimsenin bir fikri yok. İnşallah en yakın zamanda bulunacaktır. Bulunması lazım.

- Bu cinayetin bir milat olmasını umduğunuzu söylediniz. Bu bağlamda da bazı çalışmalar yapıyorsunuz. Sosyal medyada konuyu gündemde tutuyorsunuz, işte bizim de bugün burada olduğumuz Çarşamba akşamları farkındalık turları düzenliyorsunuz. Biraz bu turdan bahsedebilir misiniz?
Giray Özer: Biz farkındalığın yeni baştan yaratılmasını istiyoruz. Her Çarşamba Bostancı’daki Nero önünde başlayan sürüşlerimizi bazen Kartal taraflarına, bazen Bağdat caddesi taraflarına götürüyoruz. İnsanların bisikletlilerin de trafikte, hayatta var olduklarını görmelerini istiyoruz. Bizi bu tip trafiğin yoğun olduğu saatlerde yollarda ne kadar çok görürlerse, o kadar çok farkındalık yaratabileceğimizi düşünüyoruz. Sabah beş buçukta çıktığımızda da insanlar bizi görüyor ama o çok etkili olmuyor. Çünkü çok az insan oluyor.
Bu turun tek sebebi Doğanay’ı unutmadığımızı ama bununla beraber hala yaşadığımızı anlatabilmek, gösterebilmek. Bir diğeri de halkımızın bisikletlilerle ilgili bakışında bir farkındalık oluşturabilmek.

“Maltepe Cycling Club olarak düzenlediğimiz farkındalık turlarımız ile trafikte bizim de olduğumuzu herkes görsün istiyoruz”
Koray Al: Bu farkındalık sürüşlerimiz gerçekten ilgi çekiyor. Sadece bizim takım olarak değil, diğer bisiklet takımlarındaki arkadaşlarımızın yoğun desteğini alıyoruz. Her Çarşamba arkadaşlarımız işlerini tamamlayınca katılmaya çalışıyorlar. İnsanlara kendimizi anlatma çabamız açısından çok önemli bir sürüş organizasyonu bu. Bu turları düzenli bir şekilde götürmek istiyoruz. Bizim de var olduğumuzu herkes görsün istiyoruz.
Biz bu sürüşleri yapabildiğimiz kadar yapmak istiyoruz. Çünkü bu cinayete sebebiyet veren yakalansa da bu son olmayacak. Bu sebeple toplumda farkındalık oluşturulmasını biz önemsiyoruz.
https://twitter.com/bisikletkulubu_/status/1689337534541692928
Doğanay Güzelgün cinayetinin aydınlatılması ve trafikte bisikletlilerin de varlığına dikkat çekilmesi amacıyla @CyclingMaltepe tarafından düzenlenen farkındalık sürüşleri devam ediyor
Bisikletliler bugün; Bostancı Nero önünden Bağdat Caddesi'ne pedalladıhttps://t.co/x6XL2fgA2F pic.twitter.com/PjyFupTA3v
— Bisiklet Kulübü (@bisikletkulubu_) September 13, 2023
“Belediyenin bisikletlilerin sorunlarına ilgisi arttı”
- Doğanay Güzelgün cinayetinin ardından bunun kamuoyunda geniş yankı bulması ile birlikte Türkiye Bisiklet Federasyonu bisiklet cinayetleri ile ilgili bir çalıştay yapılacağını söylemişti. Bu konuda size ulaşan bir adım oldu mu?
Giray Özer: Belediye tarafından bir whatsapp grubu oluşturuldu. Burada bazı takımların kaptanları ile konuşan bir iletişim mekanizması kuruldu. Orada fikirler havada uçuşuyor. İBB bu işe gerçekten ilgi gösteriyor. Bir şeyler yapmaya da çalışıyor. Yakın zamanda buradan olumlu dönüşler olacağına da eminiz. Ama Türkiye Bisiklet Federasyonu tarafından düzenlenen bir çalıştayla ilgili bize gelen bir bilgi yok. Fakat belediyenin ilgisi arttı son zamanlarda. Umarım başarılı olacağız.





