Tour of İstanbul 2024’ün ardından

Geçtiğimiz yıl ilk kez düzenlenen ve ilk yılının sonunda UCI tarafından 2.2.’den 2.1’ yükseltilen Tour of İstanbul geride bıraktığımız hafta ikinci kez gerçekleşti.
İKİNCİ KEZ DÜZENLENMESİ UMUT VERİCİ OLDU
Bu tarz organizasyonlarda devamlılık ve sürdürülebilirlik açısından ilkini düzenlemekten daha zor olan bir şey varsa organizasyonun ikincisini düzenlemektir.
Her ne kadar daha zor olsa da ikincisinin düzenlenmesi o organizasyonun (hele de Türkiye/İstanbul açısından tam da seçim sathım halinde olunan bir dönemde) ilk seferinin yapılmak için yapılmadığını gösterir.
Bu bakımdan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki Spor İstanbul’un çok önemli bir iş başardığının altını çizmekte fayda var. Bu organizasyonun ikincisinin, üstelik bazı eksik ve aksaklarına rağmen ilkinin üzerine koyarak düzenlenmesi, organizasyonun geleceği açısından umut verici bir durum.
4 GÜNDE 4 ETAPTA 154 BİSİKLETÇİ PEDAL ÇEVİRDİ
Uluslararası Bisiklet Federasyonu (UCI) tarafından bu yıl yol bisikleti yarışları arasında 2.2 seviyesinden 2.1’e yükseltilen Tour Of İstanbul Bisiklet Yarışı 12-15 Eylül tarihlerinde gerçekleşti.

4 günde 4 etaptan oluşan yarışta 22 takımdan toplamda 154 bisikletçi pedal çevirdi.
Geçen senenin bol yağmurlu Yenikapı-Caddebostan final etabında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun duyurduğu gibi bu sene yarışa katılan takımlar arasında yeni kurulan İBB Spor da yer aldı. Türkiye’den ayrıca Spor Toto, Sakarya Büyükşehir Belediyesi ve Konya Büyükşehir Belediyesi de sporcuları ile yarışa katıldı.
Geçtiğimiz yıl da 4 parkur üzerinden gerçekleştirilen yarışta bu sezon etaplardan birinde değişikliğe gidildi. Arnavutköy etabı çıkartılırken yerine 164,2 kilometrelik Çatalca-Çatalca etabı eklendi.
Çatalca-Çatalca etabı dışında Şile-Şile, Beykoz-Polonezköy ve Yenikapı-Yenikapı etapları da yarışta yer aldı.

TOPLAM KİLOMETRE SAYISI ARTIRILMALI
Bisikletçiler 4 etapta toplamda 506,4 kilometre pedal çevirdi. Tour Of İstanbul ile ilgili yapıcı eleştirilerin başında da bu rakamlar yer alıyordu. Hem tura katılan bisikletçiler hem de spor otoriteleri, bu büyüklükteki bir spor organizasyonunun hem daha çok etaptan oluşabileceği hem de daha fazla kilometrenin koşulabileceği noktasında hemfikirdi.
4 etaplık bir yarışta bile en azından toplam mesafenin 600 kilometrenin (günlük 150 km) üzerine çıkması gerektiği otoriteler tarafından dile getirildi. Organizatör Spor İstanbul’un gelecek yıllarda bu yapıcı eleştiri/öneriyi dikkate alacağını tahmin ediyorum.

ETAP SAYISI AZ, GÜZERGAHLAR ŞEHRE YAYILMIYOR
Turla ilgili önemli başka bir nokta ise şehre yeteri kadar yayılamamış olmasından kaynaklıydı. İsmi kentle özdeşleşen büyük bisiklet yarışları o kentlerde adeta bisiklet tekerleklerinin değmediği yol bırakmayacak şekilde düzenlenir. Bu hem o şehrin o bisiklet yarışı ile özdeşleşmesi açısından hem de şehrin dünyaya tanıtılması açısından önemlidir.
Unutulmamalı ki her spor organizasyonu gibi bisiklet yarışları da düzenlendikleri şehirlerin ve ülkelerin dünyaya tanıtımında çok önemli bir görev üstlenirler. Dünyanın pek çok farklı noktasından bisikletseverler izledikleri yarışların gerçekleştikleri şehirleri ve ülkeleri de tanıma imkanı yakalarlar.
Bu noktada dünyanın en özel ve en kadim şehirlerinden biri olan İstanbul’da düzenlenen dünyanın kıtalar arası tek yol yarışı organizasyonu olan Tour of İstanbul’un önümüzdeki yıllarda şehri daha çok kapsayacak şekilde daha çok etaptan oluşmasını umuyorum.
TURUN CANLI YAYINI TEKNİK AÇIDAN GEÇEN SENEYE GÖRE ÇOK DAHA İYİYDİ FAKAT DAHA DA İYİLEŞMESİ ŞART
Tabii bununla bağlantılı olarak da organizasyonun yayınlarına değinmeden geçilmemeli. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da Tour of İstanbul’u Sports TV canlı olarak yayınladı. Bisiklet yarışı yayıncılığının zorluklarını göz önüne bulundurduğumuzda Sports TV ve çalışanlarının -özellikle geçen yıla göre- çok daha iyi bir iş çıkarttıklarını söylemekte fayda var.
Fakat bununla birlikte nasıl ki tur her sene daha da iyileşmeye muhtaçsa, turun yayınlarının da dünyadaki bisikletseverlere hitap edebilecek seviyeye ulaşacak şekilde gelişmesi lazım. Sadece bir yılda gelinen seviye, önümüzdeki yıllarda bu organizasyonun yayınlarının çok daha üst seviyelere geleceğinin göstergesi. Bu sebeple kameramanından muhabirine, spikerinden rejisine kadar emeği geçen herkesi tebrik etmek ve her birine teşekkür etmek gerek…
ADI KONULMAMIŞ KURAL: İSTANBUL’DA BİSİKLET YARIŞLARI OLDUĞUNDA YAĞMUR YAĞAR
İstanbul’da gerçekleşen Tour of İstanbul ve Tour of Turkey etaplarını takip edenler çok iyi bilirler ki hangi gün ya da hangi ay olursa olsun o yarışın gerçekleştiği saatlerde İstanbul’da yağış beklenir.
Meteoroloji bilimine ihtiyaç duyulmadan elde edilen bu bilgi, geçtiğimiz senelerde olduğu gibi bu sene de bizi yanıltmadı.
Tıpkı mayıs ayında yağmur sebebiyle nötralize edilen Tour of Turkey’in final etabı gibi, tıpkı geçen sene düzenlenen Tour of İstanbul’un final etabının yoğun yağış altında gerçekleştiği gibi bu sene de final etabının final bölümünde bisikletliler yağıştan kaçamadı.
Avrasya Köprüsü’nü kullanarak Asya’dan Avrupa’ya geçen bisikletlilerin Asya’da güzel hava koşulları altında girdiği tünelden yoğun yağış altında Avrupa’ya çıkışı hem tarihi bir andı hem de bisikletliler için oldukça zorlayıcıydı.
Sarper Günsal’ın yarış sonunda Sports TV muhabiri Livanur Engin’e söylediği şu cümleler aslında durumun özetiydi: “Hangi tarihte yapalım ki böyle haşin yağmursuz olsun? Onu artık kim çözer… Meteorologlardan yardım almak lazım.”
TURUN REKLAMI VE TANITIMI YETERSİZDİ
İkinci kez düzenlenmesine rağmen Tour of İstanbul’un bu yıl da reklam ve tanıtımı oldukça yetersiz kaldı.
Organizasyon adına açılan X hesabının sadece 402, Instagram hesabının da 1,8 bin takipçiye sahip olması bunun bir göstergesi.

Bir başka göstergesi de yarışın güzergahında olan pek çok kişinin bile organizasondan haberdar olmaması. Bu noktada İBB’nin elindeki büyük reklam gücünü (Panolar, metro-metrobüs televizyonları, sosyal medya gibi) bu organizasyon için daha aktif bir şekilde kullanması turun daha çok kişiye hitap etmesi açısından oldukça önemli.
Yoksa insanların yolların trafiğe neden kapatıldığını o trafikte kaldıkları anda önlerindeki araçtan ya da emniyet ekiplerinden öğrenmesi sadece bisiklete karşı önyargıyı beslemiyor, aynı zamanda bir nefret de doğuruyor…
TOUR OF İSTANBUL, İSTANBUL’UN BİSİKLET DOSTU BİR ŞEHİR OLMASINA HİZMET EDER Mİ?
Tour of İstanbul organizasyonu, bu sene de geçen senenin üzerine koyarak ve seviye atlayarak sorunsuz şekilde düzenlendi.
Fakat aynı gelişim geride kalan bir yıl içerisinde İstanbul’un bisikletle ilişkisi açısından yaşanmadı.
Bu bir yılda yerlerinden sökülüp geri takılmayan paylaşımlı bisikletler, defalarca şikayet edilmesine rağmen sürekli ıslatılan bisiklet yolları, Adalar’daki minibüs tartışmaları gibi pek çok konuyu tartışmak ve üzücü sonuçlarla karşılaşmak zorunda kaldık.

Yarış esnasında bir izleyicinin YouTube’dan sorduğu soru çok önemliydi: İBB Spor kuruldu, yarışta da başarıyla mücadele etti… Peki bu sporcular nerede hazırlık yapıyor?
En kilit nokta belki de bu. İstanbul, hobi olarak sahildeki bisiklet yollarında bisiklete binmek isteyenler dışında; İstanbul’da bisikletle ulaşım sağlamak isteyenlere ya da bisiklet sporunun antrenmanlarını yapmak isteyenlere bu isteklerinin karşılığını vermiyor.
Hala İstanbul’da toplu taşımaya bisikletle binmek saatlerle sınırlı. Hala bisikletli ulaşım entegre değil. Hala antrenman yapmak isteyen bisikletliler İstanbul’da canlarını tehlikeye atmak zorunda kalıyor.
PARİS BİR GÜNDE BİSİKLET DOSTU OLMADI AMA BİZİM KAYBEDECEK BİR YÜZYILIMIZ DAHA YOK
Dünyanın en önemli bisiklet yarışı Tour de France 1903 yılından beri düzenleniyor.
121 yıldır dünyanın en önemli bisiklet organizasyonuna ev sahipliği yapmasına rağmen Fransa’nın başkenti Paris daha birkaç yıl öncesine kadar pek de bisiklet dostu bir şehir değildi.
Fakat yerel idarecilerin vizyonu ve kararlı duruşu ile attığı adımlar sonucunda Paris günümüzde dünyanın en bisiklet dostu şehirleri arasında yer alıyor ve bunun da sonuçlarını görüyor.

Türkiye ve İstanbul’un ise Paris gibi 100 yıl sonra bunu gerçekleştirme lüksü yok. Çünkü çoktan şehirlerimizi arabalara teslim ettik ve dünyamızı daha az yaşanabilir, daha çok kirli bir yer haline getirdik.
İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin bir an önce şehirlerini yaya ve bisiklet dostu olacak şekilde yeniden dizayn etmeye ve bu yönde adımlar atmaya ihtiyacı var.
Uzun yıllar sürmesini dilediğim Tour of İstanbul’un, İstanbul’un bu dönüşümüne yardımcı olması ümidiyle…
bisikletkulubu.com





