Deprem ve afetlere karşı bisiklet tedbiri: Şimdi değilse ne zaman?

Geçtiğimiz 23 Nisan günü, İstanbul’da meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki deprem başta İstanbul’da yaşayanlar olmak üzere Türkiye’nin öncelikli ve en önemli konusunun deprem olduğu / olması gerektiğin bir kez daha hatırlattı.
Metruk birkaç binada yaşanan yıkılma ve korku-endişe sebebiyle hastaneye başvuran birkaç kişi dışında bu depremde mal veya can kaybı olmaması hepimizin yüreğine su serpti.
İSTANBUL’DAKİ DEPREMLE BİRLİKTE YÜZLEŞTİĞİMİZ GERÇEKLER
Ancak depremi böylesine derinden hissettikten sonra farkına vardığımız, yüzleştiğimiz bazı gerçekler de oldu. Bunların başında, daha sadece 2 yıl önce ‘Yüzyılın felaketi’ dediğimiz 6 Şubat depremlerini yaşamış olmamız ve 50 binden fazla insanımızı kaybetmiş olmamıza rağmen deprem gerçeğini çoktan unuttuğumuz gerçeği geliyor.
Maalesef ki Türkiye’de konu her ne kadar önemli olursa olsun, gündemde sadece bir belki iki gün kalabiliyor. Eğer peşinden artçı sarsıntılar yaşanmasa ve ‘Büyük İstanbul depremini tetikler mi?’ tartışmaları olmasa muhtemelen deprem gündemi de çoktan unutulup gidecekti.
Bir başka yüzleştiğimiz gerçek ise pek çoğumuzun bireysel, şehirlerimizin ise kurumsal olarak depreme hiç ama hiç hazır olmadığı.
ŞEHİRLERİMİZİN BİSİKLET ALTYAPISINI GELİŞTİRMEKTE GEÇ KALIYORUZ
Yapılmayan hazırlıklar arasında en önemlilerinden biri de şehirlerimizin bisiklet altyapısının geliştirilmesine kafa yorulmamış olması.
DEPREM VE AFETLERDE BİSİKLETİN ROLÜ
Biraz açalım…
Deprem, savaş veya çeşitli doğal afetlerde bisiklet hayati bir rol oynar.
Çünkü otomobiller bozulan yollar ya da alınamayan benzinler sebebiyle hareket edemezken, bisikletler en bozuk yollarda bile kolaylıkla ve hızla ulaşımı sağlayabilir.
Geçmişe dönersek, 1. ve 2. Dünya Savaşları’nda bisikletin gerek askerler gerek de siviller tarafından nasıl kullanıldığına ve nasıl bir işlevi yerine getirdiğine bakabiliriz.

Ama o kadar uzağa gitmeye de gerek yok… Yakın geçmişimizde, 6 Şubat depremlerinin ardından bisikletin önemini bir kez daha görmüştük. Ya da görmeli, anlamalı ve içselleştirmeliydik.

Başta İzmir merkezli BisiDestek’in gönüllüleri (Bisikletli Destek Ekibi) ve diğer birçok bisikletli depremden sonra bisikletleriyle şehir içlerinde girilemeyen yerlere girmiş, gidilemeyen yerlere gitmişti. Özellikle ilaç ve gıda ihtiyacı olan kişilere bunları ulaştırmışlardı.
6 ŞUBAT DEPREMLERİNDEN SONRA İSTANBUL’DA DÜZENLENEN PANELİN SONUÇLARI NEDEN HAYATA GEÇMEDİ?
6 Şubat depremlerinden kısa bir süre sonra, 25 Şubat 2023’te İstanbul’da BisiDestek gönüllülerinin de katılımı ile bir etkinlik düzenlendi.
Müze Gazhane’de düzenlenen bu etkinlikte BisiDestek gönüllüleri deprem bölgesinde yaşadıkları ve edindikleri tecrübeleri anlatarak, olası bir deprem ya da afet durumuna karşı İstanbul’da neler yapılması gerektiğini paylaşmıştı.

İBB’den yetkililerin de katıldığı bu programın ardından İstanbul’da bisikletli ulaşım ve bisiklet altyapısı konusunda önemli adımlar atılmasından umutluydum.
Maalesef neredeyse hiçbir adım atılmadığı gibi, tersi yönde birçok gelişme de yaşandı.
İSTANBUL’DA PAYLAŞIMLI BİSİKLETLER NEREDE?
Örneğin İstanbul’da bisikletli ulaşımın yaygınlaşması ve olası bir afet anında kullanılması açısından oldukça önemli olan İsbike bisikletleri hiçbir açıklama yapılmadan istasyonlarından kaldırıldı ve bir daha yerlerine konulmadı.
Bisiklet Kulübü olarak birçok kez konuyu gündeme getirip bu bisikletlerin geri konulması çağrısı yapsak da maalesef hiçbir sonuç alınamadı.
Öte yandan mahkeme kararı ile Bağdat Caddesi’ndeki bisiklet yolu kaldırılırken, başta İstanbul olmak üzere birçok şehirde bisikletli ölümleri devam etti.
BUNDAN SONRA NE YAPILABİLİR?
Peki kaybedilen zamanı bir kenara bırakarak, son yaşanan 6,2 büyüklüğündeki depremin ardından olası bir büyük İstanbul depremine karşı bisikletlerle nasıl bir hazırlık yapılabilir?
Her şeyden önce şehirdeki paylaşımlı bisiklet sistemi olan İsbike’ler geri getirilmeli. Eğer getirilemiyorsa bu işi yapan özel sektörün İstanbul’da faaliyet yürütmesi teşvik edilmeli.
BİSİKLET KULÜPLERİ VE BİSİKLETLİLER ORGANİZE EDİLMELİ
İstanbul’daki bisiklet grupları ve bisikletliler ile toplantılar yapılıp acil durum planları oluşturulmalı. Olası bir deprem ya da felaket durumunda bisikletlilerin nasıl organize olacağı, temel ihtiyaçlar ve iletişim gibi konularda nasıl bir işlevi yerine getirecekleri önceden planlanmalı.
KAPALI VE GÜVENLİKLİ BİSİKLET PARK YERLERİ İSTEK DEĞİL İHTİYAÇ
İstanbul’da maalesef pek çok kişi çalınma riskine karşı bisikletini ya binanın bodrum katında ya da evinin içinde saklıyor. Bu durum, olası bir depremde bisikletleri sokağa çıkartmayı zorlaştırabilir. Büyükşehir’in birkaç metro istasyonunda başlattığı kapalı alanda kamera ile izlenen güvenlikli bisiklet parkları ve yine başlatılıp devamı gelmeyen kapalı ve güvenlikli bisiklet park yerlerinin sayısı acilen artırılmalı.

Şehrin bisiklet altyapısı her anlamıyla güçlendirilmeli. Örneğin seçimlerden önce vaat olarak sunulan bisiklet otobanı gibi Avrupa’da örnekleri bulunan projeler deprem ve afet durumlarında hem yayalar hem de bisikletliler için hayati öneme sahip olabilir.

AFETLERE KARŞI OTOMOBİLLERE DEĞİL BİSİKLETLERE GÜVENMELİYİZ
Unutmayalım ki olası bir afet durumunda bizi otomobiller değil bisikletlerimiz koruyacak. Bisiklet sayesinde ulaşım sağlayabilecek ve hatta belki iletişimi bile onlar sayesinde kuracağız. Başta gıda olmak üzere temel ihtiyaçların tedarikini bisikletlerimiz sayesinde gerçekleştirebileceğiz.

O halde felaketlerin meydana gelmesini beklemeden, yaşananlardan ders alarak şehirlerimizi acilen daha bisiklet dostu hale getirmeli ve bisikletlilerin afet öncesinde hazırlıklı olmasını sağlamalıyız.
Yarın çok geç olabilir.
İLGİLİ HABERLER
BisiDestek gönüllüleri depremzedeler için pedal çeviriyor
RÖPORTAJ | “Depremde yollar kapandığında bisikletlerin önemi daha çok ortaya çıktı”
bisikletkulubu.com





